Festivaller’e Giriş (? Pazar Tasarımı)


Merhaba,
Tabiki ilk yazımız festivaller hakkında olacaktı. Ama bu ilk yazımız festivallerin en gereksiz kısmı. Tabi bu “gereksiz” kısım bu yazımızda aslında faydalı 🙂


Gidebileceğimiz her festivali kaçırmamak adına aylar öncesinden takibini yapıp, haftalar öncesinde de başvurusunu yapıyoruz. Kimi festivale imkanlarımız uyduğu sürece katılabiliyor kimi festivallere de ne yazık ki katılamıyoruz. Ama katılmadığımız festivalin o sene nasıl geçeceğini merak ettiğimizden; biletimizi alıp ziyaretçi olarak mutlaka geziyoruz.


Bizim gibi işini bu festivallerde sergilemek bu festivallere özel ürünler yaparak katılma planları yapan insanlar varken, bir de bu insanları kullanan gereksiz bir kitle oluştu. Burda isim vermek istemiyoruz ama biliyorsunuz en iyisi de olsa en kötüsü de olsa genel adları “Tasarım Pazarı” . Bu etkinliklerin aslında bilmediğiniz, bizimde bazen karşımıza çıkan iğrenç yönleri var.


Nedir bu ? Kimdir bunlar ?

En kolayı sanırım örnekle anlatmak;

Örneğin Armut Festivali var belli bir ayda belli bir şehirde. Bu gereksiz şahıslar (kendilerine firma da diyorlar ne fatura var ne başka bişey o ayrı konu) Armut Festivali yetkililerine ulaşarak 1000 TL ye kiralanan 2 m2 alanı pazarlıkla veya çok adetli olarak kiralayarak parasını kırıp belki 500 TL belki 700 TL gibi bir fiyata organizasyondan alıyorlar.Bunun içini minik minik bölüp kişi başı 500 – 700 TL gibi bir fiyata kiralıyorlar. 2 m2 alana belki 3 belki 4 kişiyi sığdıracaklarını hesap bile etmeden bahsettiğimiz fiyata satarak her aldıkları stanttan inanılmaz kârlar elde ediyorlar.
Biz gokmentoy olarak bunu yapanların suratına da dolandırıcı olduklarını söyledik burdan tekrar yazıyoruz Bu sistem yeni nesil girişimci adı altında yeni nesil dolandırıcıların yaptığı, işleri satmadığı için dükkanlarında iş olmadığı için böyle fırıldaklara başvurduğu bir sistem.
Bu kısmına kadar matematikle aranız iyiyse ettikleri karı hesaplamışsınızdır. Şimdi bunu aklınızda tutun etkinlik gününe gelelim.
Armut Festivali için sabah kuruluma gelen, bu gereksiz şahıslardan masa alan/paylaşan arkadaşların sabah görecekleri ilk manzara; tuttukları stant en uçta veya alakasız bir yerde. Ve stantlarına ulaştıklarında göreceği diğer manzara da kendileri de adam akıllı hesaplamadığı için yerlerinin aslında ufak olması. Ve bunun üstüne bazen eksik masa bazen eksik sandalye vs bunlar birikirken, parayı faturasız olarak alan bu gereksiz arkadaşlar alana en son gelirler. Neden diye söylememize gerek yok. Onlar daha Armut Festivali başlamadan kâr edip kazanca geçmiş insancıklar.Kafaları rahat çünkü. Yanlarına gidip sorununu anlatıp dert arayan tasarımcı veya üreticiye dedikleri cümle ise şu “Organizasyonu biz yapmıyoruz biz sadece aracıyız” sonra utanmadan çirkefleşmeler vs.
Armut Festivali 3. gününün sonunda kapılarını ziyaretçilere kapar, stantlar artık toplanıyordur ve hesap kitap kısmı başlamıştır herkeste.
Ayşe Hanım, Emre Bey 3 gündür öyle dolmuştur ki, bunlardan para verip yer tuttuğuna mı yansın, başına gelen sorunlarda çözüm üretecek birini bulamadığına mı ve tuttukları standın oraya bir allahın kulununun bile adam akıllı gelmemesine mi.
Cepteki paraya baktığında herkes komşusunun parasına sahip çünkü 3 gün boyunca herkes birbirinden alışveriş yapmıştır.Belki hatıra olması amacıyla belki diğerinin hikayesini beğenip yardım amacıyla alışveriş yapmıştır bilemeyiz.
Bu ekip ufacık ve en uçtaki yere 500-700 TL verirken festivalin girişinde 1000 TL ye yayla gibi stant tutup belki sevdiği arkadaşıyla paylaşıp 500 TL yani aynı parayı ödeyen Leyla Hanım veya Gökhan Bey yüksek ihtimal daha iyi bir sonuçla kapatmıştır festivali.
Armut Festivali bitti belki festival için açılmış whatsapp grubunda da bir iki hafta tartışıldı değişen bişey yok bu gereksiz kişiler yeni Ayva Festivalinin mailingleri geçti bile, çünkü para böyle birşey.
Örneği bitirmeden önce gokmentoy olarak söylememiz gereken çok önemli bir dipnot var; bizce not alın, Armut Festivali o kadar kötü bir festivalki herkes bilir, veya birazcık araştıran da festivalin aslında iyi bir festival olmadığını bilir. Ama bu gereksiz kişiler stantları satarken öyle bir abartır ki sanırsın Uluslararası bir festival gerçekleşecek.
Örneği bitirirken Armut Festivalini organize eden kişi veya firmalara burdan sesleniyoruz; kimseden başkası yüzünden ah almayın, cebinize girecek para tatlı olması lazım; tatlı tatlı harcamanız yeni işler yapmanız emeğinizin karşılığını almanız için. Ayrıca bu şahıslarla çalışan firmalar da böyle sorunların yaşanacağını ve bu sorunlar kendi organizasyonunda yaşandığı için kendilerinin de zarar göreceğini farketmeli.


İlk yazımızın sonuna gelirken bir de yaşadığımız örneği kısaca anlatalım. Bu sene katıldığımız bir festivalde organizasyon tasarım stantlarını kiralaması için başka bir firmaya satmış, yukarıda bahsettiğimiz gereksiz ekip de bunlardan stant kiralamış. Manzara aynen yukarıda anlattığımız gibiydi. Ama dıdısının dıdısı tasarım pazarı gibi bir köşe olmuştu orası, umarım daha görmeyiz.

Yorum olarak sorduğunuz soruları cevapsız bırakabiliriz ama bizi festivallerde görürseniz sorun; canlı canlı cevaplarız neleri merak ettiğinizi. Ama soru sormadan cevabı bilenlerin sayısının arttığını da biliyoruz bu gereksiz kişiler yola çıkalı tam 1 sene oldu. Umarız azalarak biterler.

Yazının son cümlesi tam 1 sene önce bu gereksiz kişilerin bize yönelttiği cümle ile olsun.
“Senin broşlarının satmaması benim sorunum değil”


Yazan : Mehmet Akif Gökmen
#gokmentoy

Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir